+90 (212) 252 61 71 | turssa@turssa.org

EN | TR

MultiPurpose

Gündem

Gemilerin Boğaz'da Kalabileceği Süre Uzatıldı.

28.07.2017 tarihli 30137 sayılı resmi gazetede yayımlanan Türk Boğazları deniz trafik düzeni tüzüğünde değişiklik yapılmasına dair tüzük değişikliğinde; Türk Boğazları'ndan uğraksız geçiş yapan gemiler, zorunlu gereksinimleri karşılanmak üzere, Trafik Kontrol Merkezinden izin almak şartıyla demirleme yerlerinde ilgili kuruluşların gözetimi altında serbest pratika almaksızın 168 saat kalabilecek. Birçok sektör temsilcisi tarafından dillendirilen 48 saat transit geçiş süresinden doğan mağduriyetler, yapılan çalışma ile çok büyük oranda ortadan kaldırılmış olacak. Bu süre içinde gemilerde ölüm, hastalık ,gemi adamı değişimi izin veya acente teması ,yakıt kumanya ikmali arıza onarımı ve benzeri zorunluluk hallerine ilişkin faaliyetler icra edilebilecek.

İlgili tüzük için lütfen tıklayınız

Daha Fazlası İçin Tıklayınız.

Boğazlardan Geçen Gemi Sayısı Azaldı, Tonajları Arttı

İstanbul ve Çanakkale boğazlarından 1 yılda geçen gemi sayısı, 10 yıllık süreçte 103 bin 795'ten 86 bin 464'e gerilediAynı dönem içinde boğazları kullanan 200 metre üstü uzunluğa sahip gemi sayısı 8 bin 498'ten 9 bin 392'ye yükselirken, geçen gemilerin toplam ağırlıkları yaklaşık 250 milyon groston arttı.

İstanbul ve Çanakkale boğazlarından 1 yılda geçen gemi sayısı son 10 yıllık süreçte gerilerken, boğazları kullanan gemilerin uzunluk ve ağırlıklarında artış görüldü.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından alınan bilgiye göre, transit gemi trafiğinin yanı sıra şehir içi ulaşımda da önemli yer tutan İstanbul Boğazı'ndan, geçen yıl 8 bin 703'ü tanker olmak üzere 42 bin 553 gemi geçiş yaptı.

Marmara Denizi'ni Ege Denizi'ne bağlayan en önemli noktalardan biri olan Çanakkale Boğazı'nı ise söz konusu dönemde 9 bin 401'i tanker olmak üzere 43 bin 911 gemi kullandı.

Geçen yıl İstanbul Boğazı'ndan geçen gemilerin 22 bin 356'sı, Çanakkale Boğazı'ndan geçenlerin ise 19 bin 325'i kılavuz kaptan kullandı.

Boğazları kullanan gemilerin 52 bin 109'u uğraksız geçiş yaparken, İstanbul Boğazı'ndan geçen gemilerin toplam ağırlığı 565 milyon 282 bin 287 groston, Çanakkale Boğazı'nı kullananların ise 756 milyon 78 bin 793 groston olarak hesaplandı.

Tonaj ve uzunlukları arttı

Son 10 yılda İstanbul ve Çanakkale boğazlarından en fazla geçiş, 106 bin 519 ile 2007'de oldu. Bu sayı 2008'de 103 bin 374'e, 2009'da 100 bin 875'e, 2010'da 97 bin 557'ye, 2011'de 95 bin 177'ye, 2012'de 92 bin 942'ye, 2013'te 90 bin 421'e, 2014'te 89 bin 111'e, 2015'te ise 86 bin 774'e geriledi. Türk boğazlarını kullanan gemi sayısı, 10 yıllık süreçte 103 bin 795'ten 86 bin 464'e düştü.

2006'da Türk boğazlarını kullanan 200 metre ve üzeri gemi sayısı 8 bin 498 iken, 2016'da bu rakam 9 bin 392'ye yükseldi. 500 grostondan az ağırlığa sahip gemi sayısı da 10 yılda 3 bin 580'den bin 179'a geriledi. Boğazları kullanan gemilerin toplam ağırlığı 2006'da 1 milyar 71 milyon 623 bin 120 groston olarak belirlenirken, bu rakam geçen yıl yaklaşık 249 milyon 737 bin groston artışla 1 milyar 321 milyon 361 bin 80 grostona çıktı.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/bogazlardan-gecen-gemi-sayisi-azaldi-canakkale-yerelhaber-1784814/

Daha Fazlası İçin Tıklayınız..

Limanlara uğrayan gemi sayısı azaldı

Türkiye'deki limanlara Ekim' ayında 6 bin 351 yanaştı.. Ekim ayında limanlarımıza uğrayan gemi eylül ayına göre yüzde 5,3 düştü.

Eylül ayında limanlarımızı 6 bin 709 gemi ziyaret etmişti. Türkiye'nin limanlarına uğrayan gemi sayısı Ekim'de bir önceki aya göre yüzde 5,3 düşüşle 6 bin 351 oldu. Bir önceki ayda gemi sayısı 6 bin 709 seviyesindeydi. Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü İstatistik Bilgi Sistemi tarafından açıklanan verilere göre, bu gemilerin 3 bin 163 adedi Türk bayraklı, 3 bin 188 adedi yabancı bayraklı gemilerden oluştu. Toplam uğrayan gemilerin ağırlığı aynı ayda 61,7 milyon ton oldu.

2015 Yılının ilk 10 ayında toplam limanlara uğrayan gemi sayısı 61 bin 702 adete ulaştı. Bu gemilerin 32 bin 297 adedi Türk bayraklı, 29 bin 405 adedi ise yabancı bayraklı gemilerden oluştu. Toplam uğrayan gemilerin ağırlığı 621,4 milyon tona ulaştı.

Kaynak: http://www.kaptanhaber.com/GAZETE/41015/15/limanlar-gemi.html

Daha Fazlası İçin Tıklayınız..

Kruvaziyerde Merkez "İstanbul ve Kuşadası"

Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü istatistiklerinden derlendiği bilgiye göre, 2003-2013 döneminde Türkiye limanlarına yanaşan gemi sayısı 887'den bin 572'ye, ''transit'' olarak adlandırılan günübirlik turist ve bu gemilerle gelen-giden yolcu sayısı ise 581 bin 848'den 2 milyon 240 bin 776'ya yükseldi.

Akdeniz kruvaziyer turlarının yaklaşık yüzde 30'unun çıkış yaptığı Pire Limanı'ndan grevler nedeniyle şirketlerin programlarını Batı Akdeniz'e kaydırmasının etkisiyle, Türkiye limanlarının kruvaziyer ve yolcu gemileri aracılığıyla ağırladığı yolcu sayısı, geçen sene önceki yıla göre yüzde 20 düşüşle 1 milyon 790 bin 125'e indi.

Sektör paydaşlarının uluslararası fuarlar gibi etkinliklerde ortak hareket edip kruvaziyer turizminde geriye gidişi durdurma çabaları, sonuç verdi. Türkiye'nin ağırladığı kruvaziyer yolcu sayısı, 2015'in ilk 10 ayında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 6,5 artarak 1 milyon 803 bin 503'e ulaştı.

Kaynak: http://www.kaptanhaber.com/GAZETE/41045/11/kruvaziyer-turizm.html

Daha Fazlası İçin Tıklayınız..

MERSİN LİMANI İÇİN SİNGAPUR ÖRNEĞİ

Türkiye sektörlere odaklanmış özel ekonomik bölgeler kurmayı hedefliyor. Ekonominin kalbinin de buralarda atması planlanıyor.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan bu nedenle dünyadaki örnekleri incelemeye çıktı. Singapur önemli duraklardandı. Özellikle de Mersin Limanı`nın Singapur gibi bir aktarım merkezi olması için tek tek notlar alındı.

Çağlayan, “Türkiye`yi Mersin`i de İzmir`i de aynen Singapur gibi dünyanın en büyük aktarma merkezlerinden biri yapacağız” dedi. Türkiye`de özel ekonomik bölgeler yaratıp, Mersin Limanı`nı da onların önde gelenleri haline getirmek. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da bu yüzden teşvik sistemini anlatmak için gittiği Japonya`dan sonra Singapur`a geçti. Aslında Singapur 5 milyon nüfusluk küçük bir ülke. Ama aktarma merkezi olarak deyim yerindeyse “parmak ısırtıyorlar”. Singapur Limanı dünyanın en işlek limanlarından biri. Limana bir gemi yanaşırken bir diğeri ayrılıyor. Nüfusu yaklaşık Ankara`ya eşit olan bu şehir ülkesinin ekonomisinin canlılığını da zaten bu liman gösteriyor. Yılda yaklaşık 135 bin gemi Singapur Limanı`na uğruyor. Ve “Jurong adası”. Singapur`un zengin yeraltı kaynakları ve petrolü yok. Ama dünyanın dev şirketlerinin bu adaya ilgisi büyük. Adada önemli şirketlerin dünyaca ünlü şirketlerin yatırımları var petro kimya ve enerji üzerine. Ancak oradan tek kare bile görüntü alınamıyor. Sadece Jurong adasının idari binası yakınında çekim yapmaya izin veriliyor. Çekim yapılmıyor, sadece otobüsle ada gezilebiliyor. Adada çıplak gözle görünen ise daha çok dev şirketlerin dev tankerleri.

Ülkede ilginç yasak Ama bu ülke ilginç yasaklarıyla bir o kadar da şaşırtıyor: “Singapur`da sakız çiğnemek yasak.” Anlatılanlara göre geçmişte metro trenlerinin kapı sensörlerine sakız yapıştıranlar olmuş ve sistem bir süre işlemeyince hükümet de sakız yasağı getirmiş. Yani eğer Singapur`a yolunuz düşer de yolda sakız çiğneyip yere atarsanız bin dolar ceza ile karşılaşabilirsiniz.

http://www.aktueldeniz.com

Daha Fazlası İçin Tıklayınız..

GEMİLERİN BEKLEME SÜRELERİ AZALACAK

Çanakkale’nin Biga İlçesi’nde faaliyet gösteren İÇDAŞ, Çelik Enerji tersane ve Ulaşım Sanayii’ne ait fabrika sahasındaki Biga Gümrük Müdürlüğü törenle açıldı.

Batı Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Biga Gümrük Müdürlüğü, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, İÇDAŞ Genel Müdürü ve Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülend Engin, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, AK Parti milletvekilleri Mehmet Daniş, İsmail Kaşdemir, Faruk Nafiz Özak ile birlikte açıldı.

Bakan Yazıcı, törende yaptığı konuşmada, Çanakkale’nin coğrafi itibarıyla göz önünde bulundurulduğunda çok stratejik bir yerde olduğunu söyledi. Bakan Yazıcı, Çanakkale’deki gümrük merkezini “Üç kıtanın kesiştiği bir noktadaki Türkiye’nin batı tarafından gerçekten deniz ve hava ulaşımıyla bağlantılı ve en fazla dış ticari ilişkilerimizin olduğu, Avrupa’ya açılan ilk kapılarımızdan bir tanesi” olarak tanımladı.

İÇDAŞ’ın Türkiye’nin 500 büyük sanayi tesisi içinde 9. sırada yer alan büyük bir tesis ve sanayi kuruluşu olduğunu vurgulayan Yazıcı, “Türkiye’nin, 2002 yılında 36 milyar dolar olan dış ticaretini, ihracatını dikkate alıp 2011′de 135 milyar seviyesine ulaştığı gerçeğinden hareket ettiğimizde, İçdaş’ın ihracatı 1,3 milyar dolar. İçdaş’ın 2011 rakamları itibarıyla ülkenin toplam ihracatında neredeyse yüzde 1 seviyesinde payı olduğu ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Demir çelik ağırlıklı üretimin yapıldığı sahada gümrük işlemleri için Çanakkale Gümrük Müdürlüğü’ne gidiş geliş nedeniyle gemiler bugüne kadar az 4-6 saat beklemek zorunda kalıyorlardı. İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend Engin, “Biga Gümrük Müdürlüğü’nün açılmasıyla gümrük hizmeti daha hızlı verilecek. Bürokratik işlemler kısalacak. Gümrük işlemleri 2003 yılından 2006 ya kadar gümrük polisi ayrı deniz polisi ayrı memuru ayrı burada beklerlerdi. Evraklar buradan 110 km ötedeki Çanakkale’deki merkeze gidip gelirdi. Gümrük Müdürlüğü’nün İÇDAŞ fabrika sahasında olması nedeniyle yabancı armatörlere karşı prestijimiz artacak. Hem de limandaki bekleme süresi azaldığı için kapasite artacak. Gemilerin fazladan bekledikleri için ödedikleri on binlerce dolarlık ekstra ödemeler de ortadan kalkacağı için İÇDAŞ Limanı lojistik açısından cazip hale gelecek.”

Demir çelik üretimine 2003 yılında başladıklarını hatırlatan Bülend Engin, Güneşli’deki üretim tesislerini zamana yayarak 2011 yılında tamamen Biga’ya taşıdıklarını ifade etti. Bülent Engin, Çanakkale’de demir çelik üretimi, elektrik enerjisi üretimi ve gemi imalatı yaptıklarını hatırlatarak 10 bin kişiye istihdam sağladıklarını belirtti. Bülend Engin “Ana şirketimiz olan İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşımı Sanayi 2011 yılında 1,34 Milyar dolarlık ihracat ile ülkemizin en büyük ihracatçı firmalarından birisi oldu. 2011 yılı verilerine göre İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşımı San. A.Ş. Türkiye’nin 500 büyük Sanayi Kuruluşu sıralamasında 9. sırada yer aldı. Çanakkale’ye bugüne kadar 4,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. 2013 yılı sonu itibari ile yatırımlarını 5,5 milyar dolara ulaşacak” dedi. Demir çelik tesisleri bünyesinde bulunan 3 adet Çelikhane, 3 adet Haddehane ile 5,5 milyon tonun üzerindeki kapasitesi ile Türkiye’nin en büyük çelik tesislerinden biri olma özelliğini taşıyor.

Bülend Engin, İÇDAŞ’a ait tersanenin 10 gemiyi aynı anda yapabilme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Engin, 2008 yılında 6 adet kimyasal taşımacılık tankerini bu tersanede yapıp dünyaya sattıklarını kaydederek “Tersanemiz rüştünü ispat etti. Şu anda dünyadaki kriz nedeniyle gemi inşası faaliyetleri yavaşladı. 20 milyon dolara mal edilen bir gemiyi en fazla 13-14 milyon dolara satabilirsiniz. Şu anda dünyada fiyatlar böyle. Bu nedenle biz sadece kendi ihtiyacımız olan 5 kuru yük gemisi için projelendirmemizi ve planlamamızı yaptık. Halen Türk karasularındaki taşımacılığımızda 9 u kiralık 1 i de İÇDAŞ’a ait 10 gemi hizmet veriyor. Gemi inşası istihdam için iyi bir sektör. 2008 yılında 2500 kişi istihdam etmeyi planlıyorduk. Ancak sektördeki durgunluk nedeniyle bu hedefe şimdilik ulaşamadık” dedi.

Çanakkale’nin kalkınması için çabalarını sürdürdüklerini ifade eden bölgeye Bülend Engin, Çanakkale’nin turizmden daha fazla yer alması için yat limanı yapmak istediklerini söyledi. Bülend Engin, “Yat limanı için nükleer tesis yapımı için hazırlanan ÇED raporu gibi rapor hazırladık. 500 yat bağlama kapasiteli bir marina yapılması için harekete geçtik. Çanakkale de bundan böyle turizm pastasından pay alacak. Gemiler lüks kruvazerler Çanakkale Boğazı’ndan geçiyor ve Çanakkale’de liman olmadığı için uğrayamıyorlar. Bunun için büyük bir yat limanı ile ilk adımı atacağız” dedi.

http://www.aktueldeniz.com

Daha Fazlası İçin Tıklayınız..

MERSİN KRUVAZİYER GEMİLERİNİ BEKLİYOR

Mersin’e ilk kruvaziyer gemisi Ağustos ayında gelecek. Şehire yıl sonuna kadar 11 kruvaziyer gemisinin gelmesi bekleniyor.

Mersin kruvaziyer turizmiyle Ağustos’ta tanışacak

Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mersin’e ilk kruvaziyer gemisinin Ağustos ayında geleceği müjdesini verdi. Yılsonuna kadar 11 geminin kente uğrayacağını belirten Güzeloğlu, “Mersin olarak yolun başındayız ama bu pastadan pay almaya kararlıyız” dedi.

Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mersin’e ilk kruvaziyer gemisinin Ağustos ayında geleceği müjdesini verdi. Yılsonuna kadar 11 geminin kente uğrayacağını belirten Güzeloğlu, “Mersin olarak yolun başındayız ama bu pastadan pay almaya kararlıyız” dedi. Mersin’in kruvaziyer turizmi için her türlü potansiyele sahip olduğunu ifade eden Güzeloğlu, dünya turizm pastasında önemli bir paya sahip olan kruvaziyer turizmine Mersin’i de dahil etmek için yoğun çaba harcadıklarını kaydetti. Kurvaziyer turizminin Mersin’le buluşması gayesiyle katıldıkları yurtdışı fuarlarında Mersin’i temsil ettiklerini, dünyanın önde gelen kruvaziyer firmalarının temsilcileri ile bağlantılar kurarak, kentin potansiyelini aktardıklarını anımsatan Güzeloğlu, bu çabalar sonucunda olumlu ve somut adımlar atıldığını dile getirdi. Club Med ve Cruise Holidays’ın da aralarında bulunduğu 5 gemi firmasının programlarına bu yıl Mersin’i de aldığını bildiren Güzeloğlu, ilk kruvaziyer gemisinin de Club Med firmasının tur programı ile 24 Ağustos’ta başlayıp 4 Eylül’de bitecek gezi programı kapsamında Mersin’e geleceğini müjdeledi. Cruise Holidays firmasının da Ekim-Kasım aylarındaki tur programlarına Mersin’i aldığını aktaran Güzeloğlu, 18 Ekim’de başlayacak ilk tur ve 2 Kasım’da başlayacak ikinci turda gemilerin Mersin’e uğrayacağını söyledi. Alman MS Albatros gemisinin ise 25 Ekim-11 Kasım arasındaki turda Mersin’e geleceği bilgisini veren Güzeloğlu, yılsonuna kadar toplam 11 geminin gelmesini beklediklerini vurguladı. Güzeloğlu, gemilerin ilk etapta Mersin Limanı’nda 1 Nolu rıhtıma yanaşacaklarını da belirtti.

“AYRINITLI BİR DOSYA HAZIRLAYARAK FİRMALARA SUNDUK” Mersin’e kruvaziyer turizmi çerçevesinde gelecek turistler için “Mersin, Bir Liman Birçok Alternatif” adıyla çok ayrıntılı ve alternatif gezi programlarını içeren bir dosya hazırlayarak firmalara sunduklarını anlatan Vali Güzeloğlu, turistlerin, ilçeleri de dahil ettikleri bu alternatif gezilerden istediklerini seçerek Mersin’in güzelliklerini göreceklerine vurgu yaptı. Valilik olarak 8 tane gezi güzergahı düzenleyerek firmalara aktardıklarını ifade eden Güzeloğlu, “Mersin’e gelen turistlere, kent merkezinde yürüyerek gezi, batıya 6 saatlik tur, Silifke’ye 8 saatlik tur, 8 saatlik doğa ve adrenalin turu, 6 saatlik Tarsus gezisi, yine 6 saatlik Toros dağlarında doğal hayat turu, Aydıncık ve Anamur ilçelerimize günübirlik tur ve Mut ilçemize gezi olmak üzere 8 tane gezi güzergahı düzenledik. Firma yetkilileri bu güzergahları gemide turistlere sunacaklar. Turistler hangilerini tercih ederse ona göre program yapılarak, otobüslerle götürülecekler” diye konuştu.

Sundukları dosyada Mersin’de neler yapılabileceğinden yemeklere, hastane imkanlarından alışveriş merkezlerine kadar birçok ayrıntıya yer verdiklerinin altını çizen Güzeloğlu, şöyle devam etti: “Ayrıntılı bir program hazırlayarak firmalara sunduk. Dosyada tek tek gidilecek yerler ve güzergahlar belli. Kentte neler yiyebilirler, neler alabilirler, nerelerde eğlenebilirler, hepsini öneriler halinde verdik. Tantunimizi, ciğerimizi, cezeryemizi, zeytinimizi, meyve ve sebzemizi, daha birçok değerimizi aktardık. Kentteki hastane imkanlarını, alışveriş merkezlerini, neler alabileceklerini, kafeleri ve restoranları ayrıntılı olarak sunduk. Gemilerin tamiri ve bakımı açısından Mersin’de hangi imkanlar olduğunu listeledik. Ayrıca, Mersin’den 3-4 saatlik mesafede gidilebilecek diğer kentler ve turizm alanları hakkında bilgiler verdik.”

Kruvaziyer turizminin dünyanın yeni turizm hareketi olarak öne çıktığına işaret eden Güzeloğlu, kurvaziyer alanında Mersin’in yapacağı çok şey olduğuna da dikkat çekti. Vali Güzeloğlu, “Birçok güzelliğimiz olmasına rağmen Mersin olarak yolun başındayız ama bu pastadan pay almaya kararlıyız. Mersin, sahip olduğu potansiyeller açısından kruvaziyer turizminde Doğu Akdeniz’de alternatifsiz bir kenttir. Kruvaziyer turizmi kentin refahını arttıracak. Kruvaziyer turizmini ilimiz ile buluşturduğumuzda, söz konusu turizm hareketi hem ilimiz hem de ülkemiz adına çok büyük bir değer yaratacaktır. Dünyada giderek popülaritesi artan kruvaziyer turizmi için Mersin çok uygun bir yapıya sahip. Kruvaziyer turizmi, yüksek gelire sahip turist gruplarına dönük bir turizm olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede, turizm pastasından yeni dönemde daha fazla pay almak isteyen, sahip olduğu zenginlikleriyle bir boyutlu değil, kültür, inanç, doğa ve her türlü özel turizm alanına hizmet verebilecek bir tarih ve bir yeryüzü cenneti olan Mersin ve çevresini, entegre bir bütünleşik turizm politikasına doğru taşıma hedefindeyiz. Bu anlamda, kent dinamikleri olarak, kruvaziyer turlarına bu yıl Mersin’in de dahil edilmesini sağlamanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

www.DenizHaber.Com.tr

Daha Fazlası İçin Tıklayınız..

GEMİ SÖKÜMDE TEMEL ATMA TÖRENİ

Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği Avrupa standartlarında akıllı hizmet binası temelleri düzenlenen törenle atıldı.İnşaat 1200 m2 alanı kaplayacak ve 4 ay sürecek. Temel atma törenine Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Dernek Başkanı Adem Şimşek, yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Temellerin atılmasının ardından açıklamalarda bulunan Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği Başkanı Adem Şimşek artık ihtiyacı karşılamayan 30 yıllık hizmet binasının yönetim kurulunda alınan karar ve resmi izinlerin alınmasının ardından inşaat temellerinin atıldığını söyledi. Dernek başkanı Adem Şimşek uluslararası alanda daha iyi şartlarda yarışabilmek, toplumda daha iyi bir yer edinebilmek amacıyla yeni hizmet binasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.Bütün idari birimlerin tek binada toplanacağı ifade eden Şimşek binanın avrupa standartlarını yakalayacak bir bina olacağını belirterek “Avrupa standartlarına uygun konferans salonları, tam teşekküllü revir, hemşire ve doktor odası, tehlikeli atıkların arındırılması için depolarımızın, ofisimizin bulunması aynı zamanda küçük bir laboratuarımız, yurt dışından gelecek olan misafirlerimiz için dinlenme odası ve toplantı odası hizmet binamızda yer alacak” dedi.

Temelleri atılan akıllı binada bir çok özelliğin yanında özellikle gemi söküm ile ilgili bir sergi salonu açılacak. Nostaljik olarak gemi sökümün geçmişten bugüne anlatan resimler ve antika parçaların sergileneceği sergi salonununda bina içinde yer alacağını belirten Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği Başkanı Adem Şimşek “ Gemi söküm ile ilgili bir sergi salonu yapacağız yıllar önce Aliağa’ya gelip giden gemilerin resimleri, küçük antika parçaları derneğimizde özel bir yerde sergilenecek” dedi.

ALİAĞA HABER/ ALFATİVİ/ ŞENOL GÖK

Daha Fazlası İçin Tıklayınız..

BANDIRMA LİMANI’NA HAYVAN GİRİŞİ YASAK

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan Bandırma Limanı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından canlı hayvan ithalat ve ihracatına kapatıldı.

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan Bandırma Limanı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından canlı hayvan ithalat ve ihracatına kapatıldı. Bandırma Tarım İlçe Müdürü Sefa Uyar’ın verdiği bilgiye göre, Bandırma’nın Doğanpınar ve Dutliman köylerinde görülen şap hastalığı sebebiyle, bölge karantinaya alındı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Bandırma Limanı ikinci bir emre kadar canlı hayvan ithalat ve ihracatına kapatıldı.

www.DenizHaber.Com.tr

Daha Fazlası İçin Tıklayınız..

GALATAPORT İSTANBUL’UN GİRİŞ KAPISI OLACAK

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Galataport ve Haydarpaşa Garı ile ilgili yeni düzenlemelerin yapıldığını belirtti. Topbaş, “Galataport yeniden ihaleye çıkacak. Burası, daha çok turizm ağırlıklı bir bölge haline gelecek.” dedi.

Kadir Topbaş, Beyazıt Meydanı’nda bir kitap fuarının açılış törenine katıldı. Burada, Galataport ihalesinin yeniden gündeme geldiğinin hatırlatılması üzerine Topbaş, “Sayın Başbakanımızla bu konuyu değerlendirdik. Geciken bir proje olarak bahsettik. Galata, Cenevizlilerden beri liman olarak kullanılmakta. Zaten Galata, liman anlamını taşıyan bir kelimedir. Bölgenin daha sağlıklı ve turizme hizmet eder bir hale getirilmesi arzu edilmekte. Daha önceki proje ve ihalede yeni ve büyük yapıların yapılacağı değerlendirmesi vardı. Ancak böyle bir şey yoktu. Proje doğru anlatılmamıştı. Sayın Başbakan projenin İstanbul’un giriş kapısı olarak hazırlanmasını arzu etmekte. Proje yeniden ihaleye çıkacak. Bununla ilgili bir düzenleme var.” şeklinde konuştu.

‘HAYDARPAŞA GARI PROJESİ ONANDI’ Haydarpaşa Garı ile ilgili de koruma amaçlı planların yapıldığını vurgulayan Topbaş, “Proje kurulda onandı. Çalışmalar yapılıyor. İlgili birimde ihale hazırlıkları yapmakta. Burası daha çok turizm ağırlıklı bir bölge haline gelecek.” dedi.

www.DenizHaber.Com.tr

Daha Fazlası İçin Tıklayınız..